Tenis etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Tenis etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
03 Temmuz 2011
Adım Adım Zirveye...
Novak Djokovic adım adım zirveye yürüyüşünü bugün itibariye gerçeğe dönüştürdü. 2009 yılından bu yana zorlamaya başladığı üst sıralarda uzun zamandır Nadal ve Federer'in arkasında 3. sırada oturarak ikamet etti. Sonrasında Federer'in de düşüşü ile Nadal'ın arkasına yerleşiş ve bugün Wimledon zaferi ile Dünya 1 numarası koltuğunu ele geçiriş.
Bugünkü maça da çok iyi başladı Djokovic, ilk seti 6-3, 2. seti de 6-1 alara kzorlu geçmesi beklenen maçın kolay sonuçlanacağı havasının doğmasına neden oldu, aslında favori bu sezon sadece Federer'e kaybeden ve Nadal ile yaptığı son 4 maçı da kazanan Sırp tenisçi olsa da bu kadar kolay şekilde kupaya uzanması pek de beklenen sonuç değildi. Sonrasında Nadal müthiş bir seri ile 3. seti 6-1 alarak oyuna tutunma yolunda önemli bir adım atmış oldu ama skorun 2-1'e gelmesi karşısında Djokovic'i yapacağı en büyük hata paniğe kapılmak olacaktı.
Nitekim 4. seti soğukkanlılığını koruyarak 6-3 alan Djokovic ilk Wimbledon zaferini elde etmiş oldu. Galibiyeti bir parça çimi yiyerek kutlayan Sırp tenisçi sıkı çalışmasının, üstün yeteneğinin ve müthiş fitness gücünün karşılığını almış oldu. Bakalım yeni oturduğu 1. koltuğunda Nadal'ın tacizlerine ne kadar dayanıp oturmayaı başarabilecek?
Kvitova'dan Sharapova'ya: "Orda Kal"
2004 yılında 17 yaşında, müthiş güzelliği ile ilgi odağı olani hırslı bir tenisçi olarak Wimbeldon'da sahne aldığında birçokları çıkıp da Serena Williams'ı saf dışı ederek şampiyon olacağını düşünmemişti Sharapova'nın. Kariyerinin zirvesine tırmanışı başlatan süreçte Ağustos 2005'de Dünya 1 numarası olmayı başardı ve 2008 yılı ortasına kadar üst sıralarda tutunmayı başardı. Hemen ardından baş gösteren omuz problemi sonrasında bu yıl başına kadar süren düşüş başladı.2011 yılına gayet iyi bir başlangıç yaptı ve sıralamada ilk 10 içerisinde yeniden girmeyi başardı.
Uzun zamandır gündemde olmasının etkisiyle yaşının henüz 24 olduğunu duyunca şaşırıyoruz elbette, dün Wimbeldon'da alınacak Şampiyonluk bu güzel yaşda müthiş bir geri dönüş hediyesi olacaktı kendisi için. Her zamanki gibi belki de fazlası ile hırslıydı dün merkez korda çıkarken.
Karşı tarafta ise solak, 21 yaşında, Çek Kvitova vardı, tecrübe olarak Sharapova'nın gerisinde olduğunu söylemeye gerek yoktu. Hem çek hem de solak olunca ister isteme akıllara Efsane "Navratilova" geliveriyordu hemen.
Maçın hemen başında servisini kırdırarak başlayan Kvitova baş göstermesi muhtemel stresi engellercesine Sharapova'nın servisini kırdıktan sonra oyuna tutunmasını çok iyi bildi. Çok iyi servis returnleri, sert forehandleri, özellikle çizgi oyunları ve rakibin ayaklarına doğru yapılan vuruşları ile Sharapova'nın gardını düşürmeyi bildi ve finale gelene kadar set kaybetmeyen Rus rakibini set vermeden 2-0 ile mağlup etmeyi başardı.
Zafer ulaştıktan sonra bile korumayı başardığı soğukkanlılığı oyun içerisinde tutunuşunun arka planı hakkında detaylar verir gibiydi. Seyirciler kendisini ayakta alkışlarken içlerinden birinin gurur dolu bakışları dikkat çekiciydi: "Martina Navratilova"
30 Ocak 2011
Avustralya Açık Anne'ye...
2007 Mayıs'ında tenisi bıraktığını açıkladığında henüz henüz 24 yaşındaydı, elbette çok erken bir karardı. Elbette arka planda bir umut vardı hep daha önce Martina Hingis ya da Hennen'de olduğu gibi. 2 yıl sonra , Şubat 2008'de anne oluşundan 1 yıl sonra, Wimbeldon'da Tim Henman, Stefi Graft ve Andre Agassi ile yapacağı gösteri maçı öncesinde yeniden tenise dönüş yaptığını açıklıyordu Kim Clijsters.
Dönüşü sonrası ard arda Amerika Açık'ı kazandı ve eski günlerine dönüşün o kadar da zor olmadığını gösterir gibiydi Dünya 3 Numarası.
Dün Avustralya Açık finalinde Çinli Li Na karşısında 1-0 geriden gelip elde ettiği 2-1'lik zafer uzak kıtadaki ilk kupa kaldırışıydı bu turnuva özelinde. Bu sonuçla da toplamda 8 büyük turnuva finalinde son 4'ünü kazanarak ( 3'ü Amerika Açık -2005,2009,2010) 4-4'lük eşitliği sağlamış oldu.
Bundan yaklaşık 3 yıl önce bir belgesel izlemiştim, Çin'de tenis oyuncusu yetiştirme kamplarından birinde çekilmişti. Askeri disiplin ile verilen eğitimlerde henüz 10-12 yaş grubunda olan çocuklar ile 10 yıl içerisinde Dünya Sıralaması'nda ilk 10'a girecek tenisçiler yetiştirme hedeflerinden dem vurulmuştu.Belçikalı'nı finaldeki rakibi Çinli olunca hemen o görüntülere çağrışım yaptı ama Li Na'nın 29 yaşında oluşu gerçeği "Çinli'ler hedeflerine bu kadar mı çabuk ulaştılar?" sorusunu en azındna bir süreliğine daha ertletmiş oldu.
Li Na kupayı kaldıramasa da bir Grand Slam'de final oynayan ilk Asyalı olma ünvanını elde etmiş oldu.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

